Salı, Haziran 20, 2006

hilalı günlüğü


"1996 yılının 4. ayının sekizinde erhaNBey, Hilallı Köyü'nde birleştirilmiş sınıflı bir sınıfın öğretmeni olarak ikamet ettiği o günlerde şunları yazar:
Öğlen olmuş idi. Her hâlleri ile Marxist oldukları belli olan kardeşlerim türkü söylüyorlar iken ben bunları yazıyor idim. (Sigarasını yakar) (Sigarasını yakar da ne yazacaktır şimdi bu insan, ne yazabilir?) Bu gün ne yapacaĞım? Saat üçten sonra eve gelip biraz uzanacaĞım, dinleceĞim,sonra walkmanimi alıp kısa bir yürüyüş yapacaĞım, lojmanıma geri dönüp 'Kötülüğün Şeffaflığı'nı açıp okuyacağım, bu arada Beşir falan gelecek, "hoca n'apıyon kardeşim?" diyecek, biraz da onlar ile volta atacaĞım, akşam olacak ne yiyeceĞim? Bu çok zor bir soru... Yemeğimi yedikten sonra ya yine bi şeyler yazacaĞım ya da plan üzerinde çalışacaĞım, ya 'Kötülüğün Şeffaflığı'na devam edeceĞim ya da tv izleyeceğim... Netice itibarıyla uyuyacağım, sabah olacak. "Annemin yeelkeeni olsa açsa da gelsee uçan kuşlara da mâlum olsa ben annemi özleedim ben babamı ben köyümü özleedim..."
Yazmak... da sıkıcı gelmeye başladı. hiç bişeyi tamamına erdiremiyorum. daha epey bir zaman var Ankara'ya gitmeme. Okusam mı? Ulan be... Cami önüne mi gitsem?!
(Neden sonra...)
TRT'de 'THM Sizin İstekleriniz' programını dinliyorum. Ne güzel! Ne tatlı! Özay Gönlüm ne takdire şâyan bi şahsiyet! Ve diğer sanatçı dostlarımız, Şûle Hanım ve Kubilay Bey... Halk musikimizin diğer tarz musikilerden rarkı samimi olması olup ticarî olamaması oluptur. Hey heey! "Kızlara ya-a-kı-şır şaal ile şalvar.."
'Kötülüğün Şeffaflığı'... Çok iç karartıcı bir kitap. Ama ısrarla okumaya devam ediyorum ben. Ben de kötümser bir insanım. (Yalan söylüyorsam adiyim.) Ama Genç Adam'ın kötümserliği daha çok 'götümser' bir kötümserlik idi. Bu kardeşim (yani Baudrillard) çok kasvetli ya! Karanlık bir hücrede tahta masasının başına oturmuş mum ışığı altında postmodern dünya üzerine ahkâm kesiyor. İntikam alırcasına! Ve çok zor bir dili var. Çok kavramsal! Bazı yerlerini anlıyor muyum anlamıyor muyum, ne yapıyorum bilmiyorum. (Ama okumaya devam ediyorum.) (Yine köpekler havlıyordu.)
Birazdan Gülşen Abi'yi seyredeceĞim.
[bu yazıda erhaNBey'in Hilallı'daki lojmanının içten ve ,dıştan iki adet fotoĞrafı yer almaktadır.. dileyen okuyucu, fotoğrafları, üzerlerine tıklayarak orijinal büyüklükleriyle şey edebilir.]