
yağmur yağıyordu.
herkes uyuyor. yağmur buna rağmen yağıyor. saat sıfırüçsıfırbeş.
öğretmenler kurulu toplantısı için okula gittim. bir takım silüetler ağır gölgelerini peşlerinde sürüklerken.
kendime en arkada bi yer buldum.
insanlar birden ayağa kalkıp önlerini iliklediler ve atatürk ve şehit öğretmenler anısına saygı duruşunda bulundular ve ardından istiklal marşı okundu.
konuşulanların hiç biri beni enterese etmediği için hemen kendimi suçladım ve neden sonra sadece duygusal bi şekilde diil, bir de zekâ bakımından bir gerilik içinde olduğum kanaatine vardım zira tartışılan konuları anlayamıyordum da.
bunun üzerine cut the rope'a (bi oyun bu) sığındım; derken toplantı bitti ve eve geri döndüm.
uyuyakalmışım.