Cuma, Temmuz 21, 2006

1.Günlerim nasıl geçiyor diye sordum kendime aniden 2. evin balkonunda oturuyor devrim üzerine bi şeyler okuyordum 3. bir öğretmendim, okullar tail olmuş ben de annemin yanına (bildiğim tatil olunca gidilecek tek yere) gelmiştim 4. iyice yaşlanmıştı annem ve ağır bir yaşlılıktı onunki 5. insanların bir kısmı, topyekün devrim fikrinin, büyük trajedilerle sonuçlanmış hayırsız bir hayal olduğunu, devrim yapılacaksa bunun öznenin kendisi içinde gerçekleşecek bir sürecin eseri olacağını söylüyordu, devrimcilerin her birinin fabrikaları sokakları bırakıp neredeyse komünist bir tanrıya duyulan aşkla hem hâl olmalarını öğütlüyordu 6. arada okumaktan sıkılınca film izliyordum, mesela bu gün Fahrenheit 451’i izlemiştim, dün de Paths of Glory’yi; her gün bir film, zira gidene kadar yetmesi gerekiyordu ele geçirdiğim filmlerin 7. annem beş dakika önce sorduğu bi şeyi tekrar soruyordu; her defasında içim burkularak ve acaba yapabileceğim bi şeyleri yapmıyor muyum yoksa şüphesiyle cevap veriyordum ona 8. Çiçek Açmış Genç Kızların Gölgesinde müthiş bir kitap diye düşünmeden edemedim ve o vakit böyle bir edebiyat varken şu yazma işinden vaz geçmek en iyisi diye düşündüm; çocukluğumdan beri hep yazar olmayı hayal etmiş bir insandım ben ama şimdi görüyordum ki yazarlık çok özel bir durum, her şey olabilirsin ama yazar değilsen hiçbir zaman yazar olamazsın; nurlu insanlar bu insanlar, akşam oluyor, havalar hafiften kararıyor ve annemle kısa bir yürüyüş yapıyoruz 9. ben sonra günlük spor faaliyetlerime başlıyorum, uzun bir yürüyüş ve arkasından koşu ve şınav ve barfiks…