Cuma, Ekim 27, 2006

kim?


Geçenlerde bir arkadaşıma, "bir hayvan olsaydım, ne hayvanı olurdum sence ben?" diye sordum. "Zebra," diye karşılık verdi. "Çünkü," dedi, "Zebra, at değildir ama atlarla aynı ailedendir, daha çok eşeği andırır ama eşek de değildir. Zebra sanki Tanrı'nın bir şakasıdır. Tam at olacakken ancak bir palyaço olabilmiştir."
"En azından, ehlileştirilemiyor," dedim.
"Ha evet," dedi, "doğrusu bu hiç aklıma gelmemişti. Ben daha çok at olamayan palyoço bir eşeği düşünmüştüm."

Peki ben gerçekte bir neyim lan? Yani, bir hayvan olsaydım, ne hayvanı olurdum?
Bu soruyu kendine soran erhaNBey, o sırada okulun kantininde oturuyordu. Dumanaltı bir atmosfer söz konusuydu ve çirkin ve ağır bir yanmış yağ kokusu da cabasıydı.

Ne hayvanıyım lan ben gerçekten?
Hımmm...
Olmadığım hayvan, mesela nedir, biliyorum. Ben kaplan değilim. Öyle mağrur, cesur ve ne istediğini bilen bi şey değilim ben. Milan "sen ayısın," diyor, yani kaba bi şey. Bi de yılansın sen demişti; "hiç beklenmedik bir andan sokup gidiyosun." Gerçi bazen de Ayı Yogi olduğumu söylüyor ya o başka tabiî...

Bir kemirgen olmalıyım ama ben... Bir köstebek mesela. Ürkek, beceriksiz ve ufak bi şey... Evet... Kör ve kendi içine kapalı bir kemirgen, kendini de yakınındakileri de kemiriyor. Kemiriyor çünkü başka bir şey bildiği yok...