biraz sonra aniden atlayıp bir otobüse, gidecek olan Ordu'ya, annesini almaya erhaNBey.. uyku sersemi bir hâlde şu an bunları yazan zira biraz önce uykuya düşen ve o düştüğü yerden çıkmakta ne çok zorlanan bir kişi olan bu insan ton balıklı makarna ile hayatın tadını çıkaralı şunun şurasında iki üç saat mi olmuştu ne?...
-neden sonra erhaNBey gördüklerini bir bir saymaya başladı:
tam karşısında, duvarda: nazım hikmet'le ilgili bir etkinliğin duyurusu olan bir afiş ki erhaNBey tarafından yapılmış... Kitaplık. Felsefe kitapları ayrılmış raflar. kitapların önünde boş CD şeyi, çini mürekkebi şişesi, Adidas Ice Dive parfüm. Bir ekmek sepeti; fakat içi şunlarla dolu: Sepeti boşaltır içindekileri teker teker buraya yazarım: milaNHanım'ın eski güneş gözlüğü, 2 adet tırnak makası, toplu iğne kutusu, u-4 uhu, şarap açacağı, fosforlu kalem, kalem açacağı, selo bant, iki adet düğme, 2B 0.7 mm'lik kalem uçları, tarama ucu, eğitim sen rozetleri, kırık sürücü belgesinin üst kısmı, milan'ın tokalarından biri, ve yine milan'ın tokaya benzer şeylerinden biri, 5 ytl'lik bozuk para, çakmak. Çöp kutusu yerde, yeni boşaltıldığı için içinde bi şey yok. Masa: Ömer'le erhaNBey'in ilkokul çağlarından bir resim. iki kardeş bir fotoğraf stüdyosunda çektirdikleri bu fotoğrafta kısa pantolonları, papyonları ve çizgi çizgi saç kesimleriyle fotoğrafçıdan ürkmüş gibidirler. Anne'nin gençlik yıllarından pek tatlı bir fotoğrafı. erhaNBey ile milaNHanım'ın geçen Mayıs, arkadaşları Yalçın ve Öncül'ü ziyaretleri sırasında çekilen bir fotoğraf. Sınıflandırılmayı bekleyen yazılı kâğıtları yığını. Walkman. Masanın yanında kitaplık rafları ve o raflara dizili kitaplar. Yerde sendika olarak şiddetle ilgili yapılan anketin kâğıtları, omuz çantası, yere atılmış ve ne zamandır orada duran 'aşk ilişkileri' diye bir kitap. Odanın kapı tarafında somya. Üzerinde atılı vaziyette ceket, yanında sehpa. Sehpanın köşesinde bi Strip dergisi. Kapı aralık.
öyle üşeniyorum ki şimdi taa Ordu'ya gitmeyi...